16 06 2011

ahmedarif

ahmedarif |  görsel 1

ahmed arif Devamı

16 06 2011

Seni Sevdiren Şey

  tükenen umutlardan örülmüş yalnızlığımdın  sessiz ağlama nöbetlerim geride kaldı  yalınayak yürüdüm geçtiğin yollardan  dikenler battı ayaklarıma, çakıl taşları  önce kalbim incindi, üşenmedim  sonra, yine kalbim...  bu incinmelerdi en çok seni sevdiren..  içtiğin sulardan içtim kana-kana  suya yansıyan siluetini aradım, yoktun  dinlendiğin yaşlı çınarın gölgesine sığındım  kokunu dağıtan rüzgara küstüm  izini saklayan geceye...  bu küsmelerdi en çok seni sevdiren...  geceleri nasılda severdik oysa  siyah bir okyanus gibiydi yüzü  bakmaya kıyamadığımız  yıldızlara anlatırdık düşlerimizi, eleleyken  her dem kıskanırdı ay  bu riyasız sevdamızı  ve kaybolurken ilk ışığıyla güneşin  hınzırca gülümserdi...  bu gülümsemelerdi en çok seni sevdiren...  2004/  (2007 yılı '10.Ulusal Ekmek Ödüllü Şiir Yarışması' şiire özendirme ödülü…)   Alpaslan Akdağ   ... Devamı

16 06 2011

Sana, Bir Gökkuşağı Getirmektir Niyetim

    sırtıma yükleyip insanlığımı  gidiyorum,bilmediğim iklimlere  şimdi, ayrılık vaktidir dostum  ayrıldığım yerde bulmalıyım seni  beni bekle…  sana  bir gökkuşağı getirmektir niyetim...  bütün kuşlarım senin olsun  açmamış gül tomurcuklarım da  azad et onları vakti gelince  ve gülleri koparmalarına izin ver çocukların  çocuklar ki;  bir kuş kadar özgür olmalı  bir gül kadar narin…  şimdi, ayrılık vaktidir dostum  ayrıldığım yerde bulmalıyım seni  beni bekle…  sana  bir gökkuşağı getirmektir niyetim…  2004/  30/08/2004 Tarihli Birgün Gazetesi-Posta Kutusu.   Alpaslan Akdağ   ... Devamı

16 06 2011

Mülteci Düşler

  Düş Ülke’nin sıtması tutmuş beni ve künyem ayrılık  Dilimin kimliği yok, uyruğum nedir bilmiyorum!  Eski bir sandala sığınarak gecenin buhranından  Yollara çıkıyorum düşlenen cennetin gül hatırına  Esrarlı telaşını unutarak bilinmez yarınların  Ve zorlu badirelerini, binlerce kez hesaplayıp  Ve yalayarak göğsümdeki kılıç yaralarını, esrik  Kudurmuş denizleri aşmalıyım, gün avlusuna sabah doğmadan  Karanfil yapışmış gibi yakamda zifiri karanlıklar  Cebimde, şairini arayan el değmemiş bir mısra  Ve uçları yakılmış adressiz mektuplar, meçhul sevgiliden  Köpek havlayışları uzak kıyılarda kısık ve boğuk  Deprem sancısı mıdır, yıldırım çarpması mı nedir?  Durmadan yükseliyor içimdeki yabancı isyan  Çok uzun sürecek anlaşılan bu tufan ve zemheri  Sonsuz uzun sürecek seziyorum, kahır elzemdir  Yüzyıl mı desem bin yıl mı bilmem?  Çakılmış kıvılcım artığında tüm şehirler cehennem  Sevgililer boşuna bekleyecek, banklarda bıkkın  Denize yol veren heybetli dağların, granit yamaçları  İğneyle delinecek, en zayıf halkasından  Sonra, tedirgin bir kadın sığınacak duldasına  Lacivert kanatlı dişi kırlangıçların  Durmuş, bakıyor gözlerime süt dişleriyle  Neden bakıyorlar öyle şefkatli ve baygın?  Civar köylerin bîgünah çocukları!  Ve ekmek parasına takla atan çelimsiz martılar…  Düş Ülke’nin humması almış beni ve künyem ayrılık  Şafağına çok var bu Kent’te her taraf hüzün  Yabancı sulardan ge... Devamı

16 03 2011

Kaygusuz Abdal’ım Kadrim Bilinmez!

    nicedir göçebeyim, dağların koyaklarında  aç, susuz, yalınayak ve pusatsız  hoyrat rüzgarlara anlatırım derdimi  uçan kuşa, yürüyen karıncaya  önümde yalçın uçurumlar var, amansız  ardımda, anamın sımsıcak gölgesi  beyler gördüm, kalender ve bilge  ağalar, dervişler, hükümdarlar  ve zorbalar gördüm, nice yezit yavrusu!  nerede vefa buldum, yurt eyledim  nerede alçaklık peyda olsa, cenk eyledim  zulüm otağına ayak basmadım ömrümce  vurdum- vuruldum  yendim- yenildim  ama düşürmedim yerlere onurunu, fukara halkımın.  bağlandım, erenlerin ulvî dergahına  cümle günahlarıma tövbe eyleyip  bağ bozumu seherlerin, şarabi kızılında.  nefsimi zül eyledim, aşk od'uyla göğsüm dağladım  sövene lal oldum, vurana felç  yudum-yudum içtim, aşk pınarından  dalında, vakitsiz kurumuş karanfillere küstüm  yaşamın kıyısından destursuz geçtim  tülbeyaz güvercin kanadına tutunarak, ürkek  mavi yıldırımlar düşerken, ölgün bozkırlara  ıssız sahralarda diri ümitler şahlanırken  bülbüllerin dillerine ram oldum, gonca güllere yaren  ... Devamı

10 11 2010

K/özlenmiş Bahar S/ezgileri...

    uçuşur kırlangıçlar gül endam  karacadağ’ın karbeyaz eteklerinde  yer-gök düş kurusu  kaval seslerinde hüzzam  körpe gelincikler, uç vermiş  safran kokulu bahar  buyurgan ve telaşlı  hükmünü icra eyler  kendi kavlince …  sal beni  uçurumların,buzul şafağına…  ıslak rüzgarların sert uğultusu  dağıtır elemleri,yıldızlı akşamlara  ve şimşek çakımıdır  çarpar sırtımıza  feleğin,ölümcül kırbacı  gün, inine çekilir  hummalı sıtmasından,ol karasevdanın  mendiline kan tükürür  ejderha yürekli bir civan…  yaz beni  katran karası esrarlı gözlerine…  şavkı göle yangın ay ışığında  salınır,kırmızı güllerin sureti  ayrılık sancısı,nicedir bağrımızda  hudutsuz  ve yalın  düş yakamdan ey zulüm!  karayılan dişlerinde süt damlası  azrail makamında kıvılcım olsan  yüz sürmem  ihanet dergahına…  çal beni  esir düşlerimin nan/kör uykusundan…  ... Devamı

08 07 2010

nar çiçekleri/m...

nar çiçekleri/m... |  görsel 1

nar çiçekleri/m... Devamı